geri

yalnız ve okunmamış bir mısrayım ben. ve yırtık bir mektup...

21/09/2008
yıllardır çektiğim acıyı geri alabilecek misin? yırtık bir mektubum ben, okunmamış... beni tekrar okuyabilecek misin?

yırtık bir defterde yazılı bir şiirin parçalanmış bir mısrası olsaydım hangisi olurdum diye düşündüm bugün. sevdiklerinden koparılmış bir mısra ne düşünürdü acaba? bir şiirin bütün mısraları arasında ölümsüz bir aşk vardı bence. yalnız başına bir mısra, anlamsız ve sıradan... hiçlikten başka ne ifade edebilirdi ki? boynu bükük kalırdı bir köşede.

yalnız ve okunmamış bir mısrayım ben. ve yırtık bir mektup... acımasız ellerin kurbanı, bir aşkın esiri, yetim harfler öbeğiyim. neredeyim kim bilir? geldiğim yere dönmüş olmalıyım. şimdi yeniden başlamam gerek hep gitmek istediğim yere gidebilmek için. okunmayacağımı bilsem, bir kez daha yırtılacak da olsam yine gideceğim aynı yere. çünkü ben oraya aidim. sana aidim. sen de bana...

bir şiiri yırtabilen katil eller ne bilirler beni? nasıl anlarlar? hayatı öğretme bana, aşkı ben bilirim çünkü... bilmem okur mu bu satırları o ellerin sahipleri? bu satırlardaki her bir harf ile beraber o yırtık mektup beni sizden daha çok insan yapıyor. hep almıyorum, biraz da ben bir şeyler veriyorum bu dünyaya. hayatın içinde değil, yanında duruyorum ve bir iki dize de ben öğretiyorum ona. sizse yalnızca öğreniyorsunuz. yalnızca yaşıyorsunuz, yaşadığınızı zannediyorsunuz... ben sevgiyim demiştim yıllar önce. anlamadınız beni. yaraladınız yalnızca. karanlık bir zindandan, hafif bir mum ışığı eşliğinde geliyor bu satırlar size. hep dinledim, biraz da siz dinleyin diye. biraz da siz öğrenin diye.

unut artık deme, demeyin bana. insan sevdiğini hiç unutur mu?

Follow me on Twitter

yorumlar Disqus aracılığıyla sunulmaktadır