geri

o, elini tutarken ben uzaktan seyrettim seni

09/11/2008
mutsuzluğumu döktüm yazılarıma. budur dedim hüzün, acı çekmek budur. hiçbir şey değişmedi ama. göremedim dönüşünü. o, elini tutarken ben uzaktan seyrettim seni. ne kırabildim o sarı otobüsün camlarını, ne de durdurabildim o gri otobüsü. bırak seyredeyim seni, şarap kadehi beni benden alsın, parmaklarım teninde dolaşsın. ne kadar aciz, ne kadar zavallı, ne kadar da kaybedenim bu gece. her geceden daha öte... dökülen şarap kadehi o kurdeleli kağıdı kirletemiyor. sonsuza dek elin onunla. bense kaybedenim sonsuza dek. beceremiyorum hiçbir şeyi, yazmayı bile. en iyi yapabildiğim yazmak bile bu kadar... kelimelerim tanıdık, bildik, sıradan... acılarım da öyle... bırak seyredeyim seni uzaktan. tek yapabildiğim bu. güzel yüzünü seyredip, kokunu hayal etmek... bırak hüznüm arkadaş olsun bana, öylesine yalnızım ki. acıma bana ve sevme beni. ben hayalinle sırdaş her gece, anılarım koklar beni, tek dokunduğumsa şarap kadehi. müslüm baba söyler, herkes güler halime, bense avunurum hayalinle. tek dostumdur o. çok oldu dost bildiklerim beni terk edeli. kapılarımı kapattım gittiğin o gün. şimdi kimseler çalmaz kapımı. yokum ben. öylesine yalnızım, öyle hasretim ki sana... bir çalıversen kapımı. ayıcıklı pijamalarını giyip tekrar, desen ki "sen zeki bir insansın. bu yüzden seni çok seviyorum". oysa biliyorsun ki ellerimi titreten yıllardır, "ben zeki bir insanım. biliyorum artık ayrılmak istediğini.". ah şarap kadehi, döndürme başımı. bırak yazayım içimdekileri. o şimdi bir katilin kollarında. benim katilimin... acımasız kolları ve elleri onu sarar şimdi. bu karanlık gece ve alkol kokusu... o bilmez alkolü. canidir, bir aşkın şerefsiz katili... yanlış yazılmamış adının yanındaki, o kurdeleli kağıtta. doğruymuş. oymuş. bir ayyaşın ne işi var o kağıtta. düşünmeliydim. bu dünya katillerin. bir caninin kollarında huzuru buldun sen. benim yıllardır aradığımı... dön artık ne olur. al bu kadeh senin olsun, al işte tek varlığım bu şarap kadehi, hepsi senin olsun. yeter ki gül bir kez ne olur, gül bir kez bana. o, elini tutarken ben uzaktan seyrettim seni. bırak seyredeyim seni. al şarap şisesi senin olsun, dudaklarından damlasın kadehime şarap, içeyim seni, ölene dek, seyredeyim seni...

artık çok geç demek için bile çok geç. yaşamak için de öyle...

Follow me on Twitter

yorumlar Disqus aracılığıyla sunulmaktadır